sinema sitesi

PAYLAŞ

PAYLAŞ

BOĞAZİÇİ CAZ KOROSU: ÇAPULCU MUSUN VAY VAY

[postlink] http://www.solkanal.com/2013/06/bogazici-caz-korosu-capulcu-musun-vay.html [/postlink]
http://www.youtube.com/watch?v=YCGLUk_e6acendofvid [starttext]


Boğaziçi Üniversitesi Caz Korosu daha önce de seslendirdiği 'Entarisi Ala Benziyor' türküsünü Taksim'deki Gezi Parkı eylemlerine uyarladı. Şarkı sosyal medyada en çok paylaşılanlar arasına girdi. Esprili sözleriyle dinleyenleri gülümseten şarkıda, 'Çapulcu musun vay vay, eylemci misin vay vay' ve "Gaz maskesi ala benziyor, biber gazı bala benziyor" sözleri dikkat çekti.. İşte öğrencilerin o anları..

Yayınlanma tarihi: 6 Haz 2013


BOGAZİÇİ CAZ KOROSU İLE YAPILAN RÖPORTAJ



Eylemci misin vay vay...Sonra Oku

Nazenin TOKUŞOĞLU / HT CUMARTESİ2007-2011 arası Masis Aram Gözbekşefliğinde Boğaziçi Üniversitesi Müzik Kulübü bünyesinde yer alan Caz Korosu, Türkiye'nin gündemine metro konseriyle girdi. Haziran 2011 itibariyle Boğaziçi Üniversitesi'yle yollarını ayıran koro Avusturya'da düzenlenen Dünya Koro Şampiyonası'nda 2 dalda dünya şampiyonu oldu. Bağımsız bir şekilde yoluna devam eden koro bu kez karşımıza Gezi Parkı'nda çıktı. Türkülerin Gezi uyarlamaları sosyal medyada dolaşıyor. Koro ekibiyle çadırlarında buluştuk. Önce şefMasis Aram Gözbek'le konuştuk.

Kendinden ve koronun kuruluş hikâyesinden bahseder misin?

Boğaziçi Matematik'te okurken, 2005'te okulun caz korosuna girdim. 1994'ten beri var olan bir kulüptü bu. Şef yurtdışına giderken bana devretti görevi. Hayatımın kalanını müzikle geçirmeye karar verince bıraktım okulu. 2011'de üniversite kısmını çıkarıp çalışmalarımıza devam ettik çünkü bu şekilde tanınıyorduk artık. 2009'da Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Kompozisyon bölümüne girdim ama bitecek gibi değil. Kaçıncı sınıfta olduğumu açıklayamıyorum.

Metro videosunu hatırlıyorum da, kadro sürekli değişti değil mi o günden bu yana?

Evet. Okul, iş derken çok ayrılan oldu ama bir şekilde tamamlandı. İki aşamalı bir seçmemiz var. Temel müzikal yetenek ilk aşama. Sonra da repertuvardan belli ses dosyalarını gönderiyoruz, aday çalışıp geliyor. Birlikte karar veriyoruz. Ben son sözü söylüyorum.

Bu işten para kazanıyor musunuz? Sponsor arayışınız var mı?

Kazanmıyoruz. Festivallerden ve özel etkinliklerden kazandıklarımız da masrafa ve borca gidiyor. Geçen sene birinci olduğumuz uluslararası yarışmaya bu sene gitmeyeceğiz çünkü Gezi'deyiz şimdilik. Tabii koronun bir birikimi olsaydı hiç fena olmazdı.

Çok eğlenceli bir grupsunuz...

Evet sürekli bir anımız oluyor. Bir konser arası sesim gitmişti, şimdiki gibi. Yumurta içmiştim ama nasıl içmekse boğazıma kaçtı yumurta. Sahnede daha beterdim. İkinci de cebimdeyken çıkmışım sahneye. O da sahnede patladı. O geldi şimdi aklıma...

Üç şarkı yaptınız bugüne kadar. Nasıl çıktı o sözler?

Geçen pazartesi yurda döndük. Fransa'daydık. Hemen bir çadır edindik kendimize. Sonra bizim ekipten Kürşat, iş yerinde otururken "Kızılcıklar oldu mu" türküsüne söz yazmış. Sahneye çıkacağız o gün gaz maskeleriyle... Yolda trafikte kalmış ve "Entarisi ala benziyor"a da söz yazmış Kürşat. "Çapulcu, denince biz de böyle bir şarkı yaptık" dedik kalabalığa. İnanılmaz ilgi gördü. Yeni parçayı da orada söyledik. Mini konser gibi oldu. Bir arkadaş o konseri youtube'a koydu, sonra olanlar oldu.

Devamı gelecek mi?

"Suda balık oynuyor"u uyarladık en son. Yeter. Bu ana kadar doğal gelişti, bir şey olduğu zaman çıkarsa çıkar zaten.

Albüm?

Her ne yaparsak kesinlikle promosyon gibi olmaması lazım. Belki daha sonra...

Peki ya yaşanan olaylara bakışın? Ailen ne diyor öncelikle?

Annem çok destek, gözleri doluyor hatta. Böyle bir şeyi desteklemeyeni anlayamıyorum.
Bu bir ağaç meselesi değil. Üzerine basa basa söylüyoruz. Şehir hatları vapur seferlerini değiştirirken anket yapıp da bunu sormazsan halk ayaklanır tabii. İlk günler yıkıma tepki gösteren insanlara yapılan insanlık dışı muamele bizi bu noktaya getirdi. Bizim olmayan bir yaşam şekli zorla dayatılıyor ama çok büyük bir uyanış yaşıyoruz. Türkiye tarihinde görmediğimiz bir dayanışmayı hatırlattıkları için teşekkür ederiz. Varılan nokta bile kalıcı oldu. Her isteneni kabul edecek bir halk yok karşılarında.

Şafak Küçüksezer (bas): 98 kuşağıyız
20 yaşında. Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya bölümünde. 5 aydır koroda. 1.5 haftadır Gezi'de. Lisede de korodaymış. Derslerden vakit kalır mı, kalmaz mı derken burada bulmuş kendini. "2 haftada, 'Bu gençlikten bir şey olmaz' diyenlerin gözünde çok değiştik" diye cevap veriyor. Şafak, gelişmelere hiç şaşırmamış. "Gezi tetikledi. 98 kuşağı diye adlandırılan bir kuşaktan olduğum için çok mutluyum" diyor.

Mertcan Yetkin (bas): Yaşamak farklıymış
Eski korist. Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği'nde okuyor. 21 yaşında. Direnişe zaten katılıyormuş, korodakilerin burada olduğunu duyunca onlara katılmış. "Koroya geri dönesin geldi mi" diye sordum tüm bu olanlardan sonra... "Özlemişim, dönesim geldi ama dönsem o yoğunluğa ayak uyduramayacağımı biliyorum. Ama burada onlarla olmaktan mutluyum. İster istemez politik oldu gençler, uyandılar, bu güzel bir şey. Ben de gündemi takip ediyordum ama aktif değildim. Yaşayınca her şeyin daha farklı olduğunu gördüm" diyor.

Tuba Gördes (soprano): Evde bir garip oldum
19 yaşında. Marmara Üniversitesi Müzik Öğretmenliği'nde okuyor. Eylülden beri koroda. Güzel Sanatlar Lisesi mezunu. Anaokulunda bile şarkı söylermiş. "Koro olmasaydı da burada olur muydun" diye sordum. "Kesinlikle. İlk defa dün eve gittim bir garip oldum, geri geldim" dedi. Ailesi Denizli'de, her gece arıyormuş annesi. "Yaşıtlarımı internet başında zannederken bakıyorum herkes burada. Şaşırdım" diyor.

Erkan Fidan (bas): Bu isimleri biz seçmedik
25 yaşında. Yıldız Teknik Üniversitesi Gemi Makine İnşaatı'nda okuyor. 6 kere ÖSS'ye girmiş, "Farklı hayallerim vardı, olmadı, bunu ayran masasında konuşmayı tercih ederim" diyor! Erkan grubun en komiği, o kesin! Devam ediyor... "Bir de yaylı tambur çalarım. Evde vardı, ablam almış. Heves ettim, ilerlerdi. Koro'ya girmeyi çok istiyordum ama nota bilmiyordum. Nevizade'de ayran içtikten sonra bir güç geldi. Gittim seçmelere..." Erkan'a göre herkesin farklı nedeni var burada olmak için. "Beni 'iki ayyaş' tabiri çok etkiledi mesela" diyor. "Başbakanımız bizim temsilcimiz diye Hülya Avşar ve Necati Şaşmaz'la görüştü. Bu isimleri bile biz seçmedik." [endtext]

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumunuzla solkanal.com'a katkıda bulnduğunuz için teşekkür ederiz.

SOL KANAL FACEBOOK'TA

TAKİPÇİLERİMİZ

SolKanal'ı Email ile takip et

ARŞİV

 
DOSTÇA BİR ANIMSATMA: Bir avuç solcu sanatçı her türlü maddi zorluk ve baskılara rağmen sanatsal üretim yapmaya çalışıyor. Maddi durumunuz uygun ise filmleri, müzikleri internetten izlemeyiniz. Korsan ürün kullanmayınız. YASAL UYARI Bu sitede yeralan videolar Youtube.com sitesinde barındırılıp yayınlanmaktadır. Solkanal.com seçtiği videolara link vermektedir. Videoların telif hakkı ile ilgili yasal sorumluluk youtube.com'a aittir. Yine de telif hakkı size ait olan bir videoyu kaldırmamızı isterseniz solkanal@solkanal.com adresine mail.atınız *** This site does not store any files on its server.We only index and link to content provided by other sites.If you have any doubts about legality of content or you have another suspicions, feel free to contact us HERE - Thank you.